Siyaset


Son Güncelleme:06:37:33 AM GMT

Başlıklar:
RSS

Şuan Bu sayfadasiniz: Anasayfa HABERLER SİYASET

Siyaset

CHP il başkanına maşallah

CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu, genel seçimlerle ilgili ilk açıklamasını, CHP Ankara İl Merkezi'nde yapmayı yeğledi. Medya mensuplarımız Kılıçdaroğlu'nu kameraların karşısında sıkıştırma çabasındayken, benim dikkatimi başka bir şey çekti. Kılıçdaroğlu'nun sağında ve solunda iki tane zat. Televizyonun, fotoğraf makinalarının kadraj alanından çıkmamak için büyük bir ciddiyetle savaşıyorlar. Sanırsın AKP başkanını Cuma namazında yakalamaya savlet eden milletvekili adayları. Bu arada, genelbaşkanın sağındaki adam, arka tarafında duran bir hanıefendiyi de bilinçli bir şekilde ekrana yansımaması için sanki özel bir çaba sarf ediyor ve kabaca. Merak bu ya sordum soruşturdum; H.Tarık Şengül. CHP'nin Ankara İl Başkanıymış. ODTÜ Kamusal Yönetim Kentsel Araştırmalar Merkezi diye bir kuruluşun müdürüymüş ve doçentmiş.

Meraklı bir vatandaş olarak, CHP milletvekili adayı. hakime hanım Emine Ülker Tarhan'ın görüntüsü mü izleyenlere hoş görünür yoksa bu il başkanının mı diye düşünmekten kendimi alamadım. Sayın Tarhan'a karşı takınılan tavır, benim gibi bir çok insanın da dikkatini çekmiş. Bu zevatın kimlik ve konumlarını araştırırken onların da benim gibi düşündüğünü öğrendim.



Listeler açıklandı, yaylım ateş başladı...

Dün saat 17.00'a kadar siyasi partilerin aday listelerinin YSK'ya tesliminde son gündü. Listeler açıklandı, Allah Allah televizyonlar sabaha kadar bundan bahsetti. Bahsederken de tvlerin %90'ı CHP'nin nasıl çuvalladığını, başbakan RTE'nin hiç kimsenin gönlünü kırmadan ne kadar başarılı bir aday listesi hazırladığından bahsediyordu. Hele o CHP var ya; Kılıçdaroğlu, Ergenekon sanıklarını aday göstermiş. Hani bilmesen bu sanıklar hangi uyuşturucu baronu, mafyanın hangi kolundan diye düşüneceksin. CHP'nin aday gösterdiği Sinan Aygün düne kadar Ankara Ticaret Odası Başkanı'ydı. Malum davada da tutuksuz sanık olarak yargılanıyordu. Haberal, dünyanın tanıdığı bir bilim adamı ve bir cerrah. Mustafa Balbay ise ulusal bir gazetenin Ankara temsilcisi, 30'a yakın kitap yazmış bir adam. Yahu etmeyin eylemeyin, ileri demokrasimiz bir ufak akamete uğrasa, bir yanlışlık olsa, şu parlamentoda yer alan en az kırk, elli milletvekilimiz belki de tutuklu yargılanacaklar. Allah göstermesin, tövbe tövbe estafirullah. Hele birileri akşam bağıra bağıra, seçilseler de salıverilmezler demiyorlar mı, insan çıldırıyor. Aklına da kötü şeyler geliyor. Bunların bir bildiği mi var? Türkiye Cumhuriyeti'ndeki bu yasa değişiklikleriyle bizimkiler mecliste oturur, sizinkiler hapishanede diye bir yasa mı çıktı? Bir yandan da başbakanımızın siyasetteki ustalığının hayranı olmamak elde değil. CHP'nin başkanı Kılıçdaroğlu, benim adım Kemal diye parasıyla reklam verirken, bunlar sayın başbakanımız RTE'yi öve öve bir yere sığdıramıyorlar. Gayri ihtiyari aklıma Şamil Tayyar geliyor. Balbay seçilir de meclise giremezse, mahkumiyet kararı Yargıtayda olan Şamil de giremeyecek mi? Bu kadar çaba boşa mı gidecek? Üzülmemek elde değil.



Bir ileri demokrasi kahramanına kıydılar

Kılıçdaroğlu'nun CHP'si, Okay'ı aday bile göstermedi. Bu yapılacak iş mi? Ülkemizde ileri demokrasiden bahsedilebiliyorsa, Sayın Hakkı Süha Okay'ın bu konudaki katkısının asla unutulmaması gerekir. Bir yıl geriye dönelim; Anayasa değişikliğiyle ilgili referandum, yasa tasarısı AKP tarafından, herhalde biraz dikkatsizlik, biraz da acelecilikle TBMM'ye verilmişti. Hakkı Süha Okay aslanlar gibi “Bu tasarıdaki bazı imza sahiplerinin imzası geçerli değildir. Çünkü onlardan bu imzalar geçen dönem alınmış” diye bağırıyordu, Hatta biraz daha ileriye gidiyor, TBMM başkanı Mehmet Ali Şahin'in de imzasının önceden alınmış olduğunu iddia ediyordu. Maazallah onun bu uyarısı göz önüne alınmasa, tasarı geri çekilip, yeniden bir emirle imzalanmasa ileri demokrasimizin başına neler gelirdi. Halkımızın bazı bölgelerde yüzde 85'e varan teveccühüyle, ülke genelinde yüzde 57 ile kabul edilen tasarıdaki imzalar değiştirilmeseydi düşünebiliyor musunuz neler olurdu? Anayasa Mahkemesi'ne gitmeyi alışkanlık haline getiren CHP, sadece imzaları öne sürse referandum oy birliğiyle iptal edilirdi. Hele ondan sonra olacakları düşünmek bile istemiyorum. Ülkedeki karmaşayı bir düşünün. Bu Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde hukukçu olmayan ama adalete ve hukuka inananlar da var. zannediyor musunuz ki onlar işin peşini bırakırdı. Oturup hile yoluyla Anayasa'yı tebdil ve tağyir diye AKP'yi suçlarlardı. Okay'ın isteği doğrultusunda, imzaların yeniden tamanlandığını başbakanımız sayın Recep Tayip Erdoğan'ın o dönemdeki konuşmalarından da anladık.

Bu büyük insana nasıl kıyılır bir türlü anlayamadım...



Sayfa 1 / 9

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »